ROSASEA (gül hastalığı)

Orta yaşlı erişkinlerde,yüzde kızarmayla birlikte görülen kronik akne (Sivilce) benzeri döküntüler.

Öncelikle yanak ve burnun kızarmaya meyilli bölgelerinde oluşur.

Kadınlarda daha sık erkeklerde daha ağır seyreder.

Rosasea, burun ve yanakların ileri dercede kızarık ve aknede görülen tarzda sivilcelerle dolu olabildiği kronik bir cilt hastalığıdır.Rosasea yetişkinlerde otuz-elli yaş aralığında daha sık görülür.Kadınlarda ise erkekler oranlşa üç misli daha fazla rastlanır.

Rosasea Nedenleri

Rosaseanın nedeni olarak pek çok unsur gösterilmiştir.Alkolizm,menepozal sıcak basmaları ,lokal enfeksiyonlar ,B vitamini yetersizliği ve mide-bağırsak bozuklukları gibi.Birçok olguda orta ve ileri derecede( sebumun aşırı yapımı,deriyi kayganlaştıran ve su kaybını engelleyen yağ ve salgı karışımı ) bulunur.

Rosasea Tedavisi

Rosasea tedavisinde başlıca hedefler,gastrik ve pankreatik salgıları artırmak ; yüzde kızarmaya neden olan yiyecek ve içeceklerin tüketimini azltmak ve B vitamini ile sebum yapımını normale döndürmektir.

Rosasea hastalarında yapılan gastrik incelemeler ,rosaseanın gastrik salgısında azalma nedeniyle oluşabileceği varsayımını getirmiştir.Psikolojik faktörler örn. kaygı,depresyon ,stres mide asidini sıklıkla azltır.Bu rosaseanın bazı dönemlerde neden kötüleştiğini açıklayabilir.

Rosasea hastalarında ayrıca pankreatik bir enzim olan lipaz salgısının da az olduğu saptanmış ve pankreatin desteğinden yarar gördükleri saptanmıştır.

B VİTAMİNLERİ

Rosaae tedavisinde yüksek dozda B vitamini uygulamasının özellikle riboflavinin etkili olduğu saptanmıştır.Rasaseada küçük bir organizmanın da (Demodex follicularum adlı bir cilt paraziti) etken olabileceği düşünülmektedir.İlginç bir not olarak ,araştırmacılar riboflavin eksikliği olan farelerin ciltlerini Demodex ile enfekte edebildikleri halde normal farelerde bunu gerçekleştirememişlerdir.Bu mekanizma B vitamini tedavisiyle ortaya çıkan klinik iyileşmede bir unsur olabilir

ROSASEA RAHATSIZLIĞINDA KULLANILABİLEN İKİ BİTKİ:

Hamamelis virginiana ( cadı fındığı)

Kuzey Amerika’nın bu yerel ağacı, fındık ağacına çok benzerlik göstermektedir. Amerikan yerlileri yaraları iyileştirmek ve kötü kan dolaşımını hafifletmek için kullanırlardı. Kusursuz sıkıştırıcı ve kan damarlarını daraltıcı özellikleri ile bilinmektedir. Cadı fındığı yaprakları günümüzde genellikle dolaşım problemlerinin tedavisinde, küçük damarları kuvvetlendirmek ve deri altında patlamalarına engel olmak için öngörülmektedir.

Cadı fındığı bir çok türü bulunan Hamamelis adlı bitkinin genel adı. İngilizce adı ile Witch Hazel

İçerdiği çok değerli bileşenler sayesinde özellikle cilt üzerinde bir çok faydaya sahip.  Dahili olarak fitoterapi alanında da kullanılan Cadı Fındığı’nın kozmetikte en çok tercih edilen türü Hamamelis Virginiana. Yani Virginya Cadı fındığı. 

Cadı Fındığı İçeriğindeki Bileşenler: Tanenler ( hamamelitanin, monogaloyil hamamelos), kateşinler      ( kateşin, gallokateşin, epikateşin gallat, epigallokateşin gallat), oligomerik prosiyanidinler, uçucu yağlar (alifatik karbonil bileşenleri, alifatik alkoller ve alifatik esterler), flavonoidler (quercitrin, isoquercitrin), gallotaninler, gallik asit, mirisetin, quercetin, kamferol, katekol deriveleri başta olmak üzere sağlık açısından önemli bir çok bileşen mevcut.

Kozmetik alanında Hamamelis Virginana ( Cadı fındığı : Witch Hazel ) bitkisinin distilatı yani su buhari ile distilasyonundan elden edilen Cadı Fındığı suyu, ya da bu distilatın yoğunlaştırılmış extreleri (extract) kullanılır

Hamamelis virginiana, rosasea hastalığındada; tonikleri, kremleri ve hapları rahatlatıcı olarak bir doktora önce başvurularak kullanılabilmektedir

AT KESTANESİ (HORSE CHESTNUT)

At Kestanesi (Aesculus Hippocastanum): Kestaneye benzer meyveler veren, 15-20 metre yüksekliğinde, iri gövdeli ve daha çok süs ağacı olarak yetiştirilen bir ağaçtır. Tanen, saponinler, glikozitler ve acı madde içerir.

At Kestanesinin Faydaları: İçerisindeki Aescin adlı madde özellikle kılcal damarlar üzerinde etkili olarak damarları güçlendirir ve esnekliklerini arttırır. Böylece, başta varis ve basur olmak üzere vücuttaki şişlikleri önleyici ve iyileştirici etki gösterir. Rosasea cilt rahatsızlığında da kullanılabilmektedir.

  • At Kestanesi Kırışıklıkların Düşmanı. Atkestanesi cilt sağlığına yönelik kullanımıyla bilinmektedir. Kırışıklık giderici kremlerde yeralmaktadır. Atkestanesi bitkisiyle üretilen yağ ve  kremler çeşitli cilt proplemlerinde kullanılmaktadır.
  • Bu bitkinin damar büzücü etkisi vardır. Ciltte oluşan genişlemiş gözenekleri kapatır.
  • Atkestanesi kozmetik alanda botox etkisi gösteren krem, vücut bakım ürünlerinde sıklıkla kullanılmaktadır.
  • Bacaklarda görülen variste dolaşımı düzenleyici ve ağrıları azaltıcı etki gösterir.
  • Basura yönelik de kullanılır. Damar esnekliğini arttıran bu bitkinin içinde  aescin adlı  kılcal damar kanamalarını durduran bir bitkisel enzim yeralmaktadır.
  • Varis sorunlarında kompresyon çorapları kadar etkili olur.
  • Almanya Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu E Komisyonu bu bitkinin varislerde kullanılabileceğini belirtmiştir.

Archives of Dermatology, At kestanesi ( Horse chesnut – Aesculus hippocastanum) üzerinde dikkate değer bir makale yayınlamıştır. At kestanesi ekstresi özellikle Almanya’da kronik venöz yetersizlik (CVI) için kullanılmaktadır. Bu sorun, uzun süre ayakta durma veya yürüme sonucu bacaklarda ağrı ve yanma ile kendini belli etmektedir. Semptomlar, ödem ve venlerin inflamasyonu sonucu meydana gelmektedir

Daha önce yapılan 13 klinik çalışma nın sonuçlarının gözden geçirildiği makalede varılan sonuç , at kestanesinin CVI semptomlarını gidermede plasebodan daha başarılı olduğu ve hemen hemen kapiler yetersizlik durumlarında kullanılan Orutositler kadar iyi sonuç verdiği şeklindedir.

Bir başka çalışmada ise, at kestanesinin tedavi etkinliğinin standart kompresyon tedavisine eşit olduğu belirtilmiştir, ancak bu çalışma çift-körlü (double-blind-bir çalışma değildir. At kestanesindeki etken maddelerden birisi olan eskinin venve kapiler damarların yapısını koruduğu daha önceki laboratuvar çalışmalarından bilinmektedir. At kestanesiayrıca CVI görülen kişilerde anormal seviyede yüksek olan lökosit ve proteoglikan hidrolaz’ların da seviyesini düşürüyor olabilir. Araştırmacılar elektron mikroskobu kullanarak at kestanesi ekstresi verilen hayvan modellerinde vasküler bozuklukların düzeldiğini bulmuşlardı.

Bununla beraber insanlar üzerine yapılan klinik çalışmalar azdır. Daha uzun süren çalışmalar yapılması planlanmaktadır.

Bu ürünleri doktorunuza danışmadan kullanmayınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön